KÜLTÜR

Zafer yine Nuri Bilge Ceylan'nın ödülü

cannesjpg-094803217

Yapımcılığını Zeynep Özbatur Atakan'ın üstlendiği, Yılmaz Erdoğan, Taner Birsel, Muammer Uzuner, Ahmet Mümtaz Taylan'ın baş rollerde yer aldığı filmin çekimleri Keskin'de yapıldı.

Bosna Hersek ve Türkiye ortak yapımı olan ve Eurimages tarafından desteklenen film, bir doktor ve bir savcının 12 saatlik gerilimli hikayesini anlatıyor.


Ödülü almak üzere sahneye çıkan yönetmen Nuri Bilge Ceylan ise, teşekkür konuşmasında "Festivalde, filminin en son gösterilen film olması ve jürinün yorgun olacağından dolayı ödül kazanmayı beklemediğini" söyledi.

Ceylan konuşmasının devamında jüri üyelerine, filmin oyuncularına yapımcısına bu ödülden dolayı teşekkür etti.

CEYLAN'IN CANNES MACERASI

Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, ''Bir Zamanlar Anadolu''da filmiyle 5. kez Cannes Film Festivali'ne katıldı. Ceylan'ın Cannes Film Festivali tecrübesi, 1995 yılında başlamıştı.

Ceylan'ın, ilk kısa filmi Koza, 1995 yılında Cannes'da gösterildikten sonra, yönetmen çektiği uzun metrajlı ''Uzak'' filmiyle 2003'te ''Büyük Jüri Ödülü''nü kazandı.

Ceylan, 2006'da ''İklimler'' isimli filmiyle Cannes'da ''FIPRESCI'' ödülüne layık görüldü, son olarak 2008 yılında, ''Üç Maymun'' filmiyle festivalde en iyi yönetmen seçildi. Yönetmen Ceylan, 2009 yılında festival jürisinde yer aldı.

ALTIN PALMİYE MALICK’IN

Altın Palmiye ödülünü, "The Tree of Life" filmiyle Terrence Malick kazandı. Bilim kurgu ve dram unsurlarının yer aldığı film 1950'lerde geçen bir hikaye. Başrollerini Brad Pitt ve Sean Penn’in paylaştığı filmde büyüdükçe masumiyetin kaybına tanık olan çocukların hikayesini anlatıyor.


Cannes Film Festivali ödül kazananların listesi:

Altın Palmiye: Tree of Life - Terrence Malick

Jüri Büyük Ödülü: Bir Zamanlar Anadolu'da (Nuri Bilge Ceylan) ve Le gamin au vélo (Jena-Pierre ve Luc Dardenne)

En İyi Yönetmen: Nicolas Winding Refn, Drive

En İyi Erkek Oyuncu: En İyi Erkek Oyuncu: Jean Dujardin, Artist

En İyi Kadın Oyuncu: Kirsten Dunst, Melancholia

En İyi Senaryo: Footnote Joseph Cedar

Jüri Özel Ödülü: Polisse Yönetmen: Maiwenn

Altın Kamera (Camera d'Or): Las Acacias (Yönetmen: Pablo Giorgelli)

Kısa Metraj: Cross Country (Yönetmen: Maryna Vroda)
 

Kardeş Türküler haklı, çocuklar da...

Yusuf Bülbül - İstanbul
Kuruluşunun 15. yılını kutlayan Kardeş Türküler, tam da baharın ruhuna uygun bir albümle çıktı dinleyicinin karşısına. Barışa, kardeşliğe, baharın sevincine ve çocuk saflığına en çok ihtiyacımız olan şu günlerde, Kardeş Türküler, 'Çocuk haklıymış meğer!' diyor. Albümle eşzamanlı olarak, grubun 15 yıllık öyküsünü anlatan bir de kitap yayımlandı.
Şarkı doğru söylüyor, 'her kavganın ardından barışmasını bilendir çocuk'. Merakına dizgin vuramayan, 'Kral çıplak!' deyiveren... En karanlık odalara kırların ışıltısını ancak çocuklar getirebilir. Bizse, onları susturmanın bir yolunu buluruz mutlaka. Sus, konuşma! Birgün kendimizi yenebilirsek eğer, şöyle deriz: "Çocuk haklıymış meğer!" Çocuklar haklıdır çoğu zaman. Zamanın ruhunu, olmuşu, olacağı, fıtratın dilini sezer onlar çünkü o güçlü yürekleriye ve apaçık zihinleriyle. Kardeş Türküler'in yeni albümü Çocuk(H)Aklı'yı dinlerken en çok bunları düşüneceksiniz. Belki bir vicdan sızısıyla....
Kardeş Türküler, Doğu, Vizontele, Hemâvâz, Vizontele Tuuba, Bahar albümleriyle birlikte yaşama ve özgürlükler konusundaki hassasiyetlerini yansıtan Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) Kardeş Türküler'in yeni albümü 'Çocuk (H)Aklı...' önceki gün çıktı. Taksim'deki Cezayir Restaurant'ta bir basın toplantısı düzenleyen grup, canlı performans eşliğinde albümdeki şarkıları ve onların hikâyesini anlattı. Müzik direktörlüğünü Arto Tunçboyacıyan'ın yaptığı albümde grubun önceki çalışmalarından farklı olarak derleme değil, özgün besteler ağırlıkta.
Yirmi yıla yakın süredir yaşadığımız coğrafyanın farklı dillerini ve müziklerini sunan Kardeş Türküler, hem bulunduğumuz toprakların çocuklarına dair şarkıların yorumlanması hem de çocukların önyargısız bakış açısının sahiplenilmesi anlamında albüme Çocuk (H)Aklı adını vermiş. Düşmanlık nedir bilmeyen çocuklar gibi şarkılarında başka seslere kulak veren Kardeş Türküler, 'büyüklerin' düşüncelerine akıl sır erdirmeme, hayalleri kabul etme ve onları gerçek kılma konusunda kararlı görünüyor. Yeni albümlerinin repertuarı, geniş bir coğrafyayı içine alıyor. Grup üyeleri, şarkıları şöyle özetliyor: "1-0', 'Yoyo', 'Nazar', 'Haydo' şarkılarında çocuklar hakkında unutulmaması gereken hikâyeler anlattık. 'Derdo Derdo', 'Daymohk', 'Güldaniyem' ile Ortadoğu'da, Kafkasya'da ve Balkanlar'da yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalanların hasretini, hüznünü, sitemini dile getirmek istedik. 'Qewlê Kofa', her ne kadar Ezidi ritüellerini yansıtıyor olsa da, bu ilahiyle Ezidilerin bu topraklardan göçü ile eksilen yanımızı ifade etmeye çalıştık. Geleneksel bir horon havası olan 'Oi Oi!' türküsünü Karadeniz'in derelerinin gürül gürül akması için söyledik: Dinle dere sesini/ Sanki bir şey der gibi/ Akardı gürül gürül/ Şimdi oldi çöl gibi..."
Albümün müzik direktörü Arto Tunçboyacıyan, "Herkesin içindeki çocuksuluğu yakalayacak belki bu şarkılar." diyor. Hrant Dink'in ölümünün ardından gerçekleştirilen bir anma gecesinde tanışan Kardeş Türküler ve Arto Tunçboyacıyan, birlikte çalışma kararı vererek yeni albümü ortaya çıkarmışlar. Güneşim Rıza, 1-0, Oi Oi! (İki Ayak Horon), Yolculuk, Sevdayla Uslandı Gönlüm, Derdo Derdo, Zamanın Bahçesinde, Daymokh, Nazar, Yoyo, Güldaniyem Haydo, Öcü, Zere Zer, Qewle Kofa ve Herkes Kendi Gördüğüne Doğru Der Ya adlı 16 şarkının bulunduğu albüm, Kalan Müzik etiketiyle çıktı. BGST Yayınları Kardeş Türküler'in 15. yılı anısına Türkçe, Kürtçe ve Ermenice bilgilerin yer aldığı bir de kitap hazırladı. Kitapta grubun projeleri, bugünlere nasıl geldikleri ve ilk konserlerinden önemli bilgiler yer alıyor. (212 512 35 13)
 
 

Ünlü televizyoncunun saklı hayatı sinemada

Kadınlara yönelik şiddeti konu edinen 'Eynihal' isimli kısa filmin çekimleri tamamlandı.
Filmin özelliği, bir televizyon kanalında gezi programı yapan ve ismi gizlenen ünlü bir televizyoncunun annesinin yaşadığı şiddet ve baskıyı konu edinmesi. Çekimleri Demre'de yapılan filmin galası mayıs ayında gerçekleştirilecek. Galanın ardından da film yerel ve ulusal kanallarda yayınlanacak. Ali Elgün, Hüseyin Oğuzhan Çetin, Nihal Menzil ve Halis Bayraktaroğlu gibi oyuncuların rol aldığı filmin yönetmenliğini Alper Kaya üstlendi. Kadının psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalması sonucu parçalanan bir aile ferdinin geçmişi ve bugününü ünlü bir televizyoncunun gerçek bir yaşam öyküsünden alıntılayarak anlatan filmin konusu şöyle: Mehmet, babasının ölümünden sonra akraba ve çevrenin de baskısıyla annesinin başka bir adamla evlendirilmesi üzerine henüz 11 yaşındayken küçük kız kardeşi Nazlı'yı alıp köyünü terk etmek zorunda kalır. Mehmet 20 yıl sonra, çalıştığı televizyon kanalında yaptığı ve çok sevilen bir gezi programı nedeniyle tekrar köyüne gitmek zorunda kalır. Kardeşi de asistanı olarak yanında çalışmaktadır. Böylece iki kardeş yıllar sonra, zorunlu olarak terk ettikleri evlerine dönecek ve anneleri ile karşılaşacaklardır. Mehmet, geçmişte bıraktığını sandığı günleri tekrar hatırlarken, bu yüzleşme için köyüne doğru yola çıkar.
 
 

Dünyanın en büyük cezvesi ile insani yardım projesi

cezveBosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'da, 2004 yılında Guinnes Rekorlar Kitabı'na giren ''dünyanın en büyük cezvesi'' ile 8 bin kişiye kahve dağıtıldı. Türkiye, ABD ve Avrupa ülkelerinde düzenlenecek etkinliklerle ''en büyük cezveden'' fincanı 1 liraya satılacak kahveden elde edilecek gelir, insani yardım amaçlı kullanılacak.
Saraybosna'nın Kazancılar Çarşısı'nda 3,5 ayda yapılan, 124 santimetre boyunda, 95 santimetre eninde 8 bin fincan kapasiteli cezve, 2004 yılında ''dünyanın en büyük cezvesi'' olarak Guinnes Rekorlar Kitabı'na girdi.
Mostar Köprüsü'nün 2004 yılında açılışında ilk kez kullanılan ''en büyük cezvenin'' değerlendirilmesi amacıyla merkezi Londra'da bulunan insani yardım kuruluşu ''Islamic Relief'' adlı dernek ile Saraybosna'nın Stari Grad (Eski Şehir) Belediyesi ve Vispak şirketi proje hazırladı. Proje kapsamında ilk olarak Bosna-Hersek, ardından Türkiye, daha sonra da ABD ve Avrupa ülkelerinde düzenlenecek etkinliklerle cezve ile fincanı 1 liraya kahve satışı yapılacak, buradan elde edilen gelir ise Bosnalı ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak.
 
 

Medeniyetler Korosu Nobel'e aday

Müslüman, Yahudi ve Hristiyan dinlerine mensup 120 kişiden oluşan Antakya Medeniyetler Korusu, ''2012 Nobel Barış Ödülü''ne aday gösterildi.

İlk kez Hatay Valiliği'nce 2007'de ''Turizm Haftası'' etkinlikleri kapsamında oluşturulan ve gösterilen yoğun ilgi üzerine de bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 80 konser veren Medeniyetler Korosu, Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmenin gururunu yaşıyor.

Medeniyetler Korosu Derneği Başkanı Yılmaz Özfırat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendilerini izleyen ve koro hakkında bilgi edinen bazı bakan, rektör, bilim adamları, büyükelçi, profesör, sanatçı ve daha önce Nobel ödülü kazanmış kişilerin önerisiyle, ''2012 Yılı Nobel Barış Ödülü''ne aday gösterildiklerinin kedilerine bir yazı ile bildirildiğini söyledi.

Özfırat, üstlendikleri misyon, amaçlar, bugüne kadar verdikleri yurt içi ve yurt dışı konserleri, dünya barışına katkıları ile bundan sonra yapmak istedikleri çalışmaları kapsayan adaylık dosyasını kapsamlı bir şekilde hazırladıklarını kaydetti.

Koronun, üç semavi dine mensup farklı kültürlerin temsilcilerinden oluştuğunu ifade eden Özfırat, ''Kadın ve erkek 120 kişilik koroda, imam, papaz, rahibe, öğrenci, öğretmen, manifaturacı, ev hanımı, kuyumcu, mimar ve emekli gibi farklı meslek grupları ve pozisyonlardan kişiler bulunuyor'' dedi.

Özfırat, korodaki Müslüman, Hristiyan ve Yahudi dinlerine mensup, Alevi, Sünni, Katolik, Ortodoks, Ermeni ve Musevi vatandaşların dostluk ve kardeşlik mesajları verdiklerine dikkati çekerek, ''Seslendirdiğimiz yaklaşık 20 parça içinde peygamberlerin isimleri geçmiyor. Hiçbir dini de övmüyoruz. Tüm insanlık tek ve ortak Allah'a inanıyor. Koromuzda barışı ve yüce Allah'ı öne çıkaran ilahiler seslendiriyoruz'' diye konuştu.

 
 

Sayfa 1 / 2

SON YORUMLAR